Sosyal medya hesaplarımızı hemen takip edin.
Sohbet Girişi
* Şifreniz yoksa boş bırakabilirsiniz.
Kategoriler
Sizin İçin
Popüler Yazılar

Esmaül Hüsna Anlamları ve Faziletleri

Esmaül Hüsna Anlamları ve Faziletleri
Esmaül Hüsna Anlamları ve Faziletleri

Esmaül Hüsna ne demek? Esmaül Hüsna ile ilgili ayet ve hadisler nelerdir? Allah’ın kaç ismi vardır? Esmaül Hüsna’nın anlamları ve faziletleri nelerdir? İşte Esmaül Hüsna (Allah’ın 99 ismi) ve anlamları…

İsmin çoğulu olan esma ile “güzel, en güzel” anlamındaki hüsna kelimelerinden oluşan esma-i hüsna (El-esmaül-hüsna) terkibi naslarda Allah’a nisbet edilen isimleri ifade eder.

Allah’ın 99 ismi ve anlamları… Hadis-i şerifte buyrulur: “Allah’ın 99 ismi vardır. Kim bunları sayarsa (ihsâ) Cennet’e girer.” (Tirmizî, De’avât, 83)

ALLAH’IN 99 İSMİ VE ANLAMLARI

Allah’ın 99 ismi ve anlamları.

1. ALLAH

  • Allah kimdir?

Allah; gördüğümüz görmediğimiz, bildiğimiz bilmediğimiz bütün âlemlerin sâhibi ve mâliki, kâinatın yegâne yaratıcısı, her türlü övgüye ve ibâdete lâyık olan yüceler yücesi Rabbimizin doksan dokuz isminin bütün hususiyetlerini kendinde toplayan en kapsamlı özel adıdır.[1] Allah Teâlâ; varlığı zorunlu olandır, bütün övgülere lâyık olandır; birdir, tektir, eşsizdir, doğmamıştır, doğurmamıştır. Varlığının başlangıcı ve sonu yoktur. Hiçbir şeye muhtaç değildir. Hiç bir şeye benzemez; hiç bir şey de O’na benzemez. Her türlü kemâl sıfatlarla muttasıftır, her türlü eksikliklerden yücedir.

Allah ism-i celâli, bütün Esmâ-i Hüsnâ’nın anlamlarını ve husûsiyetlerini kendisinde toplayan, sadece Allah’ın zâtına mahsus bir özel isimdir. Hiçbir varlığa isim olarak verilemez. Arapça da dahil hiç bir dilde herhangi bir kelime “Allah” isminin yerini tutamaz. Bu sebeple hiç bir dile çevrilmez. Zâten özel isimler başka dillere çevrilmeksizin olduğu gibi kullanılır. Arapçadaki “İlâh” ve “Ma’bûd”; Farsçadaki “Hudâ” ve “Yezdan”; Türkçedeki “Tanrı” ve “Çalab”; İngilizcedeki “God”; Fransızcadaki “Dieu” vb. çeşitli dillerde tanrıyı ifâde için kullanılan kelimeler hiçbir şekilde “Allah” isminin yerini tutamaz.

Allah ism-i celâlinin pek çok özelliğinden birisi şudur: Beş harften oluşan “Allah ( اَلَّلُ )” isminin başındaki elif atılsa “lillâh ( لَِِّ)” kalır. “Allah için” demektir ve aynı anlam korunur. Birinci “lâm” atılsa “lehû ( لَهُ )” kalır. “O’nun için/Allah için” demektir. Aynı anlam yine korunur. İkinci “lâm” atılsa, “hû ( هُ)” kalır. Hû’nun aslı “hüve ( هُوَ )”dir. “Hüve = O” da, Allah’a işaret eder. Bunların her birisi Kur’ân-ı Kerîm’de geçmektedir.[2]

  • Allah Esması – Video

 

  • İsm-i Azam nedir?

Hz. Peygamber; İsm-i Azam ile dua edildiği takdirde Allah Teâlâ’nın o duayı kabul edeceğini haber vermiş[3], ancak Esmâ-i Hüsnâ’dan hangilerinin İsm-i Azam olduğunu açıkça bildirmemiş, fakat bazı işaretlerde bulunmuştur. Meselâ, şu iki âyette İsm-i Azam’ın bulunduğunu bildirmiştir:[4] “İlâhınız bir tek Allah’tır. O’ndan başka ilâh yoktur. O, rahmân’dır, rahîm’dir.” (Bakara, 2/163) “Elif. Lâm. Mîm. Hayy ve kayyûm olan Allah’tan başka ilâh yoktur.” (Âl-i İmrân, 3/1-2)

Hz. Enes şöyle anlatır: Resûlullah mescide girdiği bir esnâda bir adam namaz kılmış dua ediyor ve şöyle diyordu: “Ey Allah’ım, senden başka ilah yoktur, ancak sen varsın, sen bol bol verensin. Ey göklerin ve yerin yoktan var edicisi, ey Celal ve ikram sahibi.” Resûlullah: “Onun Allah’a ne ile duâ ettiğini biliyor musunuz? O, Allah’a İsm-i Azam ile duâ etmiştir. Bu isimle dua edildiğinde Allah o duayı kabul eder ve bu isimle kendisinden bir şey istendiğinde verir” buyurdu.[5] Allah ism-i celâli, bütün Esmâ-i Hüsnâ’nın anlamlarını kendisinde topladığı için “İsm-i Azam” kabul edilmiştir.

Hz. Peygamber’in İsm-i Azam’la ilgili bazı işaretlerinden hareketle İslâm âlimlerinden bazıları İsm-i Azam’la ilgili bir takım görüşler ileri sürmüşlerdir. Bazılarına göre İsm-i Azam, “Allah” ism-i celâlidir. Bazılarına göre, “el-Hayyu’l-Kayyûm”dur. Bazılarına göre, “Zü’l-celâli ve’l-ikrâm”dır. Bazılarına göre, “er-Rahmânu’r-Rahîm”dir. Bazılarına göre, “Lâ ilâhe illallah”tır. Bazılarına göre, “Allâhu lâ ilâhe illâ hüve’l-hayyu’l-kayyûm”dur.[6] Ayrıntılı bilgi için tıklayın!

2. ER-RAHMÂN

  • Rahman ne demek?

Rahmet ve merhamet; acıma, bağışlama, kalp yufkalığı, şefkat ve ihsân anlamlarına gelir. “Rahmân” ve “Rahîm” isimleri, “çok şefkat ve merhamet eden” anlamındadır. Kur’ân’da “Rahmân” ismi elli yedi, “Rahîm” ismi yüz on beş defa Allah’a nisbet edilmektedir.

“Rahmân”, Allah’ın zâtî ismi, “Rahîm” ise fiilî isimlerindendir. “Rahmân”, zâtî ismi olduğundan Allah’tan başkasına isim olarak verilemez. Fiilî isimlerinden olan “Rahîm” ise başkasına isim olarak verilebilir. Allah’ın bu ismi bir kulda tecelli ederse, o kul merhamet kanatlarını bütün yaratıklara açar.[7] Allah’ın rahmeti bütün yaratılmışları kapsar. Rahmetiyle, inanan inanmayan bütün insanlara rızıklarını ve nimetlerini bol bol vermektedir.[8]

Hz. Peygamber Allah’ın rahmetini şöyle anlatır: “Şüphesiz Allah’ın yüz rahmeti vardır. Bunlardan bir tanesini yaratıklarına vermiştir. Yaratıkların birbirlerine acımaları bu rahmet sebebiyledir. Allah’ın rahmetinin doksan dokuzu kıyâmet günü içindir.”[9]

3. ER-RAHÎM

  • Rahim ne demek?

Rahîm; pek çok merhamet edici, verdiği nimetleri iyi kullananları daha büyük nimetler vermek suretiyle mükâfâtlandırıcı anlamındadır.[10]

Rahmân ve rahîm, rahmet kökünden türemiştir. İkisi de Allah’ın engin merhamet ve şefkatini bildirir. Ancak aralarında şöyle bir fark vardır: Rahmân ismi dünyada mü’min kâfir herkesi kuşatmışken, rahîm, sadece inananlara mahsustur. Bu bakımdan Allah, âhirette sadece mü’minlere rahmet ederek, onları cennetine koyacaktır. Rahmân ve rahîm isimleri iki türlü rahmet ifâde eder. Rahmân isminin ifâde ettiği rahmet, hiç bir şarta, kesbe ve irâdeye bağlı olmayarak bahşolunan rahmettir. Bu bütün yaratıkları kapsayan bir rahmettir. Bunda çalışan çalışmayan, itaatli suçlu, inançlı inançsız ayırımı yoktur. Rahîm isminin ifâde ettiği rahmet ise, Rahmân’ın lütfu olan rahmeti iyiye kullanarak çalışanlara bir mükâfât olmak üzere verilen rahmettir. Bu, en az bire ondur. Çalışanın samimiyetine göre yedi yüz katına ve hatta daha fazla katlara çıkabilir. Elbette çalışanla çalışmayan bir olmaz.[11]

4. EL-MELİK

  • Melik ne demek?

Melik; görülen ve görülmeyen bütün âlemlerin, bütün kâinatın tek sahibi ve mutlak surette tek hükümdârı demektir. Kendisine ibâdet edilmeye yegâne lâyık olan O’dur. O’nun istediği olur, istemediği olmaz. O, bir şeyin olmasını isterse, sadece “ol” der, o da derhal olur. Olmasını istemediği hiçbir şey de asla varlık sahasına çıkamaz.

  • El-Melik Esması – Video

Bütün evren, yaratılmış olan her şey, mükemmel bir düzen içerisinde işlemektedir. Asla bir başı boşluk ve düzensizlik yoktur. Bütün idâre tek bir yerden geliyor. O Allah, dünya ve âhiret hayatındaki her şeye gerçek anlamda ve kayıtsız şartsız hâkim ve mâlik olan ve dilediği gibi tasarrufta bulunandır.[12]

5. EL-KUDDÛS

  • Kuddüs ne demek?

Kuddûs; hatadan, gafletten, âcizlikten, her türlü eksiklikten uzak, bütün kemâl sıfatları üzerinde toplamış, bütün övgülerin üstünde olan demektir. Her türlü ayıptan, kusurdan ve ihtiyaçtan uzak olan, her türlü hayır ve bereketin kaynağı olan mübarek zât demektir. Her türlü eksiklikten, lekeden, pastan, kirden son derece temiz demektir.

 

  • El-Kuddüs Esması – Video

 

Gördüğümüz görmediğimiz, bildiğimiz bilmediğimiz her şeyi yaratan Allah Teâlâ, kâinâtı akıllara durgunluk verecek bir düzen ile yaratmıştır.[13]

6. ES-SELÂM

  • Selam ne demek?

Selâm; her türlü eksiklikten, ayıptan, kusurdan, yaratılmışlara özgü değişim ve yok oluştan münezzeh ve sâlim olan; kullarını her türlü kötülüklerden, tehlikelerden selâmete çıkaran; Cennetteki kullarına selam veren demektir. Allah, gerek dünyada, gerekse âhirette tehlikeye düşen kullarını tehlikelerden kurtarıp selamete çıkarandır.[14]

  • Es-Selam Esması – Video

Hz. Peygamber, her namazdan sonra; “Allah’ım! Sen’sin selâm ve Sen’dendir selâm!” buyurmuştur.[15] Selâm, Esmâ-i Hüsnâ’dan biri olduğu için Müslüman olmayanlara bu lafızla selam verilmez. Müslüman olmayanlar, dua ve esenlik dileği olan “selâm”ı hak etmemişlerdir.

7. EL-MÜ’MİN

  • Mümin ne demek?

Mü’min; güven veren, va’dine güvenilen; inananları korku ve endişeden güvende kılan; mü’minlerin îmân ve samimiyetini tasdik eden; mûcizeler vermek suretiyle Peygamberlerinin doğruluğunu isbatlayan; kendisine sığınanları koruyan, emniyetle rahatlandıran demektir.[16]

 

  • El-Mümin Esması – Video

admin 141

İlk yorum yazan siz olun.

Cevap bırakın
Gerekli alanlar işaretlenmiştir. *

Copyright © 2024 - Tüm hakları saklıdır. Dinisohbeti.net islami sohbet sitesi AsBuLuT_CINN.
 
Araç çubuğuna atla