Hz. Îsâ’nın (a.s.) bir hasta ile karşılaşması üzerinden, asıl hastalığın kalbin Allah’tan uzaklığı olduğunu ve gerçek şükrün tevhid bilinciyle yaşandığını anlatan kıssa.
Rivâyete göre Îsâ -aleyhisselâm-, teninde alacalar bulunan ve iki şakağı da çökmüş, hasta bir şahsa rastladı.
HZ. ÎSÂ (A.S.) İLE BİR HASTANIN İBRETLİK KONUŞMASI
O şahıs, üzerindeki hastalıklardan âdeta habersiz bir hâlde kendi kendine:
“–Yâ Rabbi! Sana sonsuz hamd ü senâlar olsun ki, insanların pek çoğunu müptelâ kıldığın dertten beni halâs eyledin!..” diyordu.
Îsâ -aleyhisselâm-, muhâtabının idrâk seviyesini anlamak ve mânevî kemâlini yoklamak maksadıyla ona:
“–Ey kişi! Allâh’ın seni halâs eylediği hangi dert var ki?” dedi.
Hasta şöyle cevap verdi:
“–Ey Rûhullâh! En fecî hastalık ve belâ, kalbin Hak’tan gâfil ve mahrum olmasıdır. Şükürler olsun ki ben Cenâb-ı Hak ile beraber olmanın zevk, lezzet ve füyûzâtı içindeyim. Sanki vücûdumdaki hastalıklardan haberim bile yok…”
Murakabe ile İlgili Ayetler
Benzer Konu Başlıklarımızı Okumaya Ne Dersiniz ?

![Şifa Duaları dinisohbeti İslam'da akıl ve kalp ne demektir?]](https://www.dinisohbeti.net/wp-content/uploads/2024/11/473d4de2-ff8e-4e62-9a68-d01486f44d41.webp)


İlk yorum yazan siz olun.